(4 - kullanıcı oy verdi.)

İnsan dünyaya gelmeden önce gelişme dönemi başlar. Dünyaya gözlerini açtıktan sonra çocukluk, gençlik çağına girer, zamanla yaşlanır ve ölür. 18 yaşına girene dek ona çocuk denir. 18 yaşında artık çocukluk dönemi bitmiş, yetişkin olmuştur. Çocukluk döneminde onu büyütmek, yetiştirmek için özel bir çaba gösterilir. Her yönüyle çocuğun varlığı toplumda bir ayrıcalık taşır. Çünkü çocuklar o toplumun geleceğidir, en güzel varlığıdır. Büyüklerin umudu onlardır. Onlar sevgi isterler, eğitim isterler, sağlıklı bakım isterler. Anne babalar, öğretmenler çocukların iyi yetişmesi için uğraşırlar. İnsan var olduğundan beri  böyle olmuştur. Her geçen gün çocuğa verilen önem daha da artmaktadır. Yaşadığımız yüzyılda dünyanın tüm ülkelerinde çocuk konusunda büyük bir gelişme yaşanmaktadır.

Çocuklara; yuvalarıyla, okullarıyla, oyunlarıyla, çocuk hastalıklarıyla, çocuk psikolojisiyle, çocuk tiyatrolarıyla, çocuk edebiyatıyla, çocuk kitaplarıyla, çocuk mahkemeleriyle, çocuk parklarıyla toplumda ayrı bir yer verilmeye başlandı. Bunun sonucu olarak çocuk sorunları ve hakları Birleşmiş Milletler Örgütünde ele alındı. UNICEF, 1954 yılında aldığı bir kararla Ekim ayının ilk pazartesi gününü Dünya Çocuk Günü olarak kabul etti. İşte bu tarihten beri ülkemizde de bu anlamlı gün kutlanmaktadır.

Dünya Çocuk Günü'nde bütün çocukların eşit olduğu anlatılır. Çocukların korunması, yetiştirilmesi için yetişkinlerden ayrı olarak bazı hakları olduğu belirtilir. Çocukların sağlıklı büyütülmeleri için gerekenler açıklanır. Gelişen bilim ve teknolojiden yararlanarak çocuklara en iyi ortamın sağlanması için neler yapılması gerektiği araştırılır, konuşulur. Anne babalar, öğretmenler çeşitli kuruluşlar, sorumlu devlet organları "çocuklarla ilgili sorunların çözümü için neler yaptık? Neler yapmamız gerekir? "sorularına yanıt ararlar.

Çocuklarına gereken önemi vermeyen ulusların geleceği parlak olamaz. Atalarımız "Ne ekersen, onu biçersin." demiştir. Onları sevgi ile, barış ve eşitlik düşüncesiyle, beden ve ruh sağlığı kazandırarak yetiştiren uluslar hem kendi geleceklerini aydınlığa götürmüş, hem de dünya barışına hizmet etmiş olurlar.